
Stanford Üniversitesi bünyesinde yapılan, sağlık davranışları hakkındaki bir araştırmada, bir metro istasyonunda 2 grup yolcuya farklı levhalar gösteriliyor (Suri ve ark., 2014). İlk gruptaki levhada “Will you take the stairs?””Merdivenleri kullanmak ister misiniz?”; diğerinde ise “Take the stairs””Merdivenleri kullanın” yazıyor. İlk levha kişilerin seçme özgürlüğüne ve istemli hareketine vurgu yaparken, ikinci levha buyurgan ve zorunluluk içeren bir yapıya sahip.
“Merdivenleri kullanmak ister misiniz?” yazısı yolculara merdiven ve yürüyen merdiven kullanmak arasında seçim yapacakları noktanın biraz öncesine koyulduğunda, kişilerin diğer gruba göre merdiveni kullanıp sağlık davranışına uymaları kolaylaşıyor. Ancak tam da karar noktasında, yürüyen merdivenlerin önüne “Merdivenleri kullanmak ister misiniz?” yazmaları pek işe yaramıyor, bu noktada daha işe yarar levha buyurgan olan “Merdivenleri kullanın!” oluyor.
Hayattaki seçim noktalarında, istemli olma dili çok önemli. Bir kararı kendimiz seçtiğimiz algısı, o karara uyma olasılığımızı ve uyarken de tatmin olma olasılığımızı artırıyor. “Yapmak zorundayım” ile “yapmayı seçiyorum” arasındaki fark mucizevi etki bırakabiliyor.
Öfke kontrolünüzü artırmak istiyorsanız, bunun yolu kendinize “bir daha asla öfkelenmeyeceğim, sesimi yükseltmemem gerekir” demekten geçmiyor. “Ben ilişkilerimde daha sağlıklı davranışlar göstermek, öfkemi de uygun ifade etmek istiyorum” ifadesi daha yardımcı.
Ancak, bu kararı uygulama noktanız da çok önemli. Tam da tetiklenip bağırıyorken, kendinize “şuanda öfkemi sağlıklı ifade etmek ister miyim?” diye sormanız çoğu zaman işe yaramıyor (yürüyen merdivenin hemen önündeki sorunun işe yaramadığı gibi), zira tetiklenme olduktan sonra otomatik tepkiler devreye giriyor. Otomatik tepki öncesinde yapacağınız seçime yer bırakabilmek için kendinize birkaç nefeslik alan tanımanız gerekiyor.
Özetle, bir davranışı değiştirmek veya yenisini benimsemeyi kolaylaştırmak için (DİLERSENİZ);
- Dilinizi “yapmak zorundayım” dan “yapmak istiyorum/yapmayı seçiyorum” a çevirebilirsiniz
- Düşünce ile eylem arasına bir nefes, bir “karar aralığı” koyabilirsiniz
(Fotoğraf: unsplash)