Geçecek diyoruz da, geçince ne olacak?

IMG_20200628_114141_294.jpg

Kalıcı olanın ne olduğunu bilmezsek geçici olanın geçmesi bizi rahatlatacağı yerde korkutur, yani bence çoğu zaman yalnızca “geçecek” demek, eksik tesellidir.. .
.
.

Bu gidecek, başkası gelecektir, satranç tahtasının üzerindeki taşlar gibi, gelecek, gidecek, yer değiştirecek ve azalacaktır (metafor, Hayes). Bazı gelenler şah taşı kadar hayati, bazıları at kadar yeri doldurulamaz veya bazıları piyon kadar alternatifli olacak. Ancak her daim yerine yenileri gelir, yaşam böyle çünkü. .
.
.

 

Satranç tahtası, yani zeminde kalıcı olan şeyler neler? Bu soruyu sormadan “geçecek” demek, bir insanı rahatlatmak yerine farkında olmadan daha büyük kaygıya düşürebilir. .
.
.
.

Kendini sınav ile gerçekleştiren, takdiri, onayı, keyfi bundan başka bir yol ile almayı bilemeyen bir çocuk için sınavın bitişi büyük yas doğurabilir örneğin. Peki şimdi kendini ne ile gerçekleştirecektir? Ne ile var olacaktır, başarıyı kazandıysa.. .
.
.
.

Zemini bilen bir çocuk için sınav azminin yalnızca bir karşılığıdır, 12 yıllık eğitim hayatında kazandığı her şeyin sonucu değil. Azim, kararlılık, önem verilen bir şey yolunda çaba gösterebilmek zemindeki özelliklerdir, sınav ise üzerinden geçen ve yer değiştiren, yeterince kaldığında başka bir taş tarafından diskalifiye edilecek bir satranç taşı. Eğer değer verilen, umut bağlanan veya çabalanan şey sınavın kendisi olursa, o piyon bir gün karşı vezir tarafından oyundan atıldığında işte size boşluk hisleri, kayıp ve anlamsızlık gelir. Değer verilen şey azmin kendisi olursa, odağı değişse de azim hep oradadır, yaşamımız boyunca bize lazım olacak olan kıymetli bir özellik. .
.
.
.

Velhasıl, geçecek diyoruz ya hani, hem gençlere hem kendimize bir hatırlatıcı olarak dursun burada, .
.
geçecek diyoruz da, geçince ne olacak? .
.

Geçecek diyoruz da, geçince elimde ne kalacak? .
.

Yorum bırakın