Mr. Church ve 3 Enerji Deposu

mr-church-movie

İyi bir film izlediğimde, genellikle içimde derin düşüncelere dalar, ve yakaladığım o muhteşem duyguyu biraz daha saklayabilmek, hemen kaybetmemek için çabalarım. Birçok insanın aksine, sahneler oynarken veya filmin en duygusal yerinde değil de, film bitip düşüncelere daldığımda yaşarır gözlerim.

Bu yüzden bence iyi bir film, anlık duygulanımı uyarmak yerine, hayat üzerine düşünmeye sevk eden, bittiğinde bile etkisinden çıkamayacağınız, bir yandan da sanki bir yaşlı insan ile parkta oturup onun hayat hikayesini dinlemişsiniz gibi hayatın içinden olanlardır. Ve bittiğinde içinizde, “bunu birileri ile paylaşmalıyım” şeklinde bir motivasyon uyandıran, hayallerinizi, hayattaki amaçlarınızı veya saf çocukluk düşlerinizi size hatırlatandır.

İşte Mr. Church de bu filmlerden biriydi. Hem gizemine hem de olanca saflık ve sıradanlığına çekiyor adeta insanı film… Ana karakterler Mr. Church ve Charlotte’u ve bunların adeta 3 nesillik hallerini izliyoruz film boyunca.

Geçenlerde kıymetli hocam Hürol Fışıloğlu’nun çok kısaca planlanmış bir konuşmasına katılma şansı buldum. Kendisi evlilik ve ilişkiler hakkında konuşurken, insanın kendisini şarj ettiği 3 farklı depo veya enerji kaynağı olduğundan bahsetmişti.

Bu 3 farklı enerji kaynağı kişinin kendi kendine yapmaktan hoşlandığı şeylere vakit ayırarak depoladığı “ben enerjisi”; ikincisi, kişinin partneri/eşiyle yapmaktan hoşlandıklarını içeren depo olan biz enerjisi; ve sonuncusu ise ailede çocuk veya diğer bireyler ile yapılan aktiviteleri kapsayan “hepimiz enerjisi”. Sevgili Hürol hoca, bu enerji depolarından üçünün de yeteri kadar dolu olması ile kişinin sağlıklı şekilde yaşamına devam edebileceğini farklı örnekler ile anlattı. Bu bilgi aslında şu anlama gelmekte; kişinin kendisine, kendi gelişim ve haz aldığı aktivitelere zaman ayırması hayati bir önem taşımakta elbette. Ancak bunun yanında bir romantik birliktelik, ve bir aile/yakın ilişkiler birlikteliği ise yine aynı hayati önemi taşımakta.

Mr.Church filmini benim için bu kadar çekici yapan, hepimizin zaman zaman ihtiyaç duyduğu ben enerjisi ile, aslında çoğu zaman yanlış anladığımız “hepimiz enerjisinin” dengesini Mr.Church’ün nasıl da kurduğunu görebilmekti. Sevdikleri için önemli şeyler yaparken hiç bıkkınlık göstermeyen, yemek yapıp bulaşık yıkarken öfleyip pöflemeyen ve bundan jaz müzik eşliğinde haz alan bir Mr.Church var karşımızda. Baş karakterin bu enerjisinin ve tükenmemişliğin sırrı ise sonradan ortaya çıkıyor filmde. Kendisine ayırdığı çok özel ve sınırları belli bir zamanı var baş karakterin. “Ben enerji deposunu” sınırlarını gayet katı şekilde çizerek dolduruyor ve kimsenin bu alana müdahale etmesine izin vermiyor, biraz da patalojik bir şekilde..

Çoğumuz ya “ben enerjisine” oldukça önem veriyor ve başkaları için bir şeyler yapmayı değersizleştiriyoruz (Filmdeki Poppy karakteri gibi örneğin), ya da başkaları için yaşamaya o kadar kendimizi kaptırıyoruz ki, günün birinde depolar tükeniyor ve bulaşık yıkarken sızlanmaya, işin stresini yakınlarımızdan çıkarmaya, öfke patlamaları deneyimlemeye başlıyoruz. Modern psikolojinin ilk zamanlarında düşülen yanılgılardan biri, kişinin yalnızca kendi hazlarına odaklanılması, veya kişinin bastırılmış dürtülerinin ortaya çıkarılması gibi tek bir enerji sistemi üzerine psikoterapinin kurulmasıydı. Bu da kolektivistik/bütüncül toplumlar açısından uygulama zorluklarına yol açabilmekteydi. Sonrasında ise aslında kişinin çevresi ve değer verdiği kişiler ile nasıl var olduğu belirginleşti ve birey bir bütün olarak ele alınmaya başlandı. Hem kendine ayırdığı zaman, hem sevdikleri için yaptıkları, hem de toplumsal fayda için hedef edindikleri konuşulmaya başlandı terapilerde..

Bu yüzden, modern psikoloji açısından bakıldığında, aklımızda tutmamız gerekenlerden biri, bu enerji depolarından her birini biricik olarak görmemiz ve önemsememiz, birini diğerinden daha fazla gözetip diğerini ihmal etmememiz gerektiği. Bir diğer aklımızda tutacağımız ise; tükenmiş, yorgun, ümitsiz ve motivasyonsuz hissettiğimizde aslında hangi ihtiyaçlarımızın belirdiğini ve hangi deponun uyarı vermeye başladığını tespit etmek için çabalamamız gerektiği..

Çünkü ancak tüm bunları düşündüğümüz zaman her bir enerji deposunu doldurabilecek ve gerektiğinde etkili biçimde kullanabileceğiz.

Mr. Church ve 3 Enerji Deposu” üzerine bir yorum

  1. Suleyman Efe adlı kullanıcının avatarı Suleyman Efe

    Makalede insandaki bosluklar cok güzel ifade edilmiş.Ayrica yazida kendimi buldum.Ben yaziyi cok begendim.Herkesin okumasini tavsiye ederim.Başarilar dilerim.Yeni yazilarinizi heyecanla bekliyorrum.

    Beğen

Suleyman Efe için bir cevap yazın Cevabı iptal et